İngilizce Doktora Tezi Yazmak: Zor mu Kolay mı?

Ayşe’nin Hikâyesi: “Hocam Bu Tezi İngilizce Yazmak Zorunda mıyım Gerçekten?”
Ayşe, doktora sürecinde tez aşamasına gelmişti. Ama bir sorun vardı: Tezi İngilizce yazması gerekiyordu. Başta hevesliydi. “Ben hallederim,” dedi. Zaten dil sınavını da geçeli çok olmuştu. Ama ilk sayfayı açtığında kelimeler boğazına düğümlendi.
Cümleler zor kuruluyordu. Akademik İngilizce ona yabancı gelmeye başlamıştı. Hocaların beklentileri netti. Sürekli APA kuralları, literatür referansları, yöntem bölümü, İngilizce bilimsel üslup…
Ve Ayşe içten içe şunu fısıldıyordu kendine:
“Acaba bu işi İngilizce yapan herkes gerçekten bu kadar iyi mi?
Yoksa ben mi eksik kaldım?”
İşte tam bu noktada, İngilizce doktora tezi yazımı hakkında bazı efsanelerle gerçekleri ayırmak şart oldu.
💥 Efsane 1: “İngilizceyi Biliyorsan Tez Yazmak Kolaydır.”
Gerçek: Dil bilmek ayrı şey, akademik İngilizce yazmak bambaşka.
Evet, Ayşe’nin İngilizcesi iyiydi. Ama iş tez yazmaya gelince çuvalladı. Çünkü tez, gündelik dil değil; akademik argüman kurma, bilimsel bağ kurma, kanıt temelli cümleler yazma işidir.
Çözüm:
Ayşe bir tez danışmanlık merkezi ile çalışarak İngilizce doktora tezi yazdırma desteği aldı. Ayrıca Grammarly ve ChatGPT gibi araçlarla yazdığı bölümleri düzenledi.
Tez düzenleme programı da kullandı.
💥 Efsane 2: “Google Translate Her Şeyi Halleder.”
Gerçek: Google Translate ile yazılan tezler ya geçersiz sayılır ya da geri döner.
Ayşe ilk yöntem bölümünü Google Translate’ten geçirerek yazdı. Ama danışmanı şunu söyledi:
“Bu cümleler senin cümlelerin gibi değil, yapay duruyor.”
📌 İngilizce doktora tezi yazmak, birebir çeviri değil; o dilde düşünerek yazmak anlamına gelir.
Yardımcı araçlar elbette kullanılabilir ama bu araçlar editör değildir.
O yüzden bazı öğrenciler tez yazdırma hizmeti ya da en azından tez düzenleme hizmeti almayı tercih ediyor.
💥 Efsane 3: “Tez Yazdırmak Yasaktır.”
Gerçek: Yasa dışı olan intihaldir. Danışmanlık hizmeti almak serbesttir.
Ayşe’nin çevresindekiler “Tez yazdırma fiyatları çok yüksek, hem de etik değil,” diyordu.
Ama o danışmanlık hizmeti aldığında sadece rehberlik verildiğini gördü.
Tez yazdırma merkezi ona şunlarda destek verdi:
-
Literatür taraması
-
Yöntem kısmı planlaması
-
İngilizce yazım kontrolü
-
Kaynakça düzenleme
Yani öğrenci hâlâ kendi tezini kendisi yazıyordu ama profesyonel destekle.
💥 Efsane 4: “Türkçe Yazsam Daha Kolay Olur.”
Gerçek: Türkçe yazmak da zor. Üstelik kaynaklar çoğunlukla İngilizce.
Ayşe ilk başta “Keşke Türkçe yazsaydım,” dedi. Ama sonra fark etti:
Doktora tezi örneği olarak incelediği çalışmaların %90’ı İngilizceydi.
Tez hazırlama merkezi istanbul gibi büyük şehirlerde hizmet veren yerler de ağırlıklı olarak İngilizce odaklıydı.
Üstelik yurtdışı yayın ve atıf almayı hedefliyorsa, İngilizce yazmak şarttı.
💥 Efsane 5: “Akademik İngilizceyi Kendin Öğrenirsin.”
Gerçek: Öğrenebilirsin ama bu süreç yıllar sürebilir. Tez için zaman yok.
Ayşe bu süreci 3 ayda tamamlamak zorundaydı. Günde 2 saat çalışsa bile yetmiyordu.
En sonunda bir tez danışmanlık şirketi ile anlaştı ve bir plan hazırladı.
Doktora tezi yazdırma hizmeti almadı, ama her hafta metinlerini İngilizce editöre gönderdi. Böylece hem öğrendi hem yetiştirdi.
🎓 Son Söz: Zor mu? Evet. Ama Başarılmaz Değil.
Ayşe sonunda tezini teslim etti. Jüri övgüyle karşıladı. “Akademik dili çok netti,” dediler.
Sen de Ayşe gibiysen; İngilizce tez yazmak gözünde büyüyorsa; unutma:
Yardım almak zayıflık değil, stratejidir.
Ve her şey bir kelimeyle başlar: Başla.



