Arkadaşlar, aranızda parayla tez yazdıran var mı?

Bir çikolata markasının dillere destan sloganına benzedi “aranızda parayla tez yazdıran var mı?” sorusu.

Ama bu soru cümlesinin çıkış noktası, maalesef çikolata kadar tatlı değil. Aksine üniversite hayatının en acı şerbetlerinden biri yüzünden ortaya çıkıyor. İfadelerimiz size fazla mı acıklı geldi? O zaman siz, hiç üniversitenin tez hazırlama yılında öğrenci olmamışsınız.

Şaka bir tarafa, lisans veya yüksek lisans tezi hazırlamayı tecrübe etmiş kişilerin, buradaki mesajı daha iyi anlayacağı kesin. Bununla birlikte dediklerimizi dikkatle okumaya devam eden bir ekip daha var.

Evet, siz! Tez hazırlama işini erteleyip erteleyip şimdi ortalarda “Parayla tez yazdıran var mı ?” diye dolaşan, siz.

Hatta kimi zaman, tıpkı o reklam filmindeki genç gibi, bu isteğinizi kalabalıklara haykıracak seviyeye gelen, sizler… Öğrencilik psikolojisinin kanayan yarası “her şeyi erteleme sendromu”ndan muzdarip büyük bir kitle. Kendinizi bu yazıyı okurken bulmanızın sebebi de, muhtemelen “Parayla tez yazdıran var mı ?” veya benzer bir soruyu Google’a da sormuş olmanız.

Çaresizliğinizi anlıyoruz. Çünkü tez hazırlamanın zorluklarının farkındayız. Belki bu soruyu “meraktan” sorduğunuzu düşünüyorsunuz ancak öyle olmadığını hepimiz biliyoruz.

Hatta ümitlerinizi kırmak gibi olmasın ama sizi bu soruya iten sebepleri somut şekilde sıralayarak, “parayla tez yazdıran var mı ?” noktasına gelmekten haklı olduğunuz noktaları da anlatacağız.

Tez Hazırlamak Neden Büyük Bir Çiledir?

Aslında öğrenci milletine bütün bir okul hayatı çiledir. Ama bu tez hazırlama olayının eşi benzeri de yoktur. Zira bu çile, her şeyden önce uzun metrajlı bir çiledir. Daha üniversitenin veya yüksek lisansın son senesi gelmeden kendini hissettirir. Etrafınızdaki (ki bunların sayısı yüz öğrencide 2’yi geçmez) bazı arkadaşların daha yaz tatiline girmeden, sonraki sene yazacakları tez hakkında muhabbetler yaptıklarına şahit olmuşsunuzdur.

İşte yukarıda belirttiğimiz gibi, bu adamlar öğrenci milletinin çok az bir kesimini oluşturuyor. Yani öncelikle bilmeniz gereken, bu konuda kesinlikle yalnız olmadığınızdır. Aksine koskoca bir öğrenci camiasının gücünü arkanızda hissedebilirsiniz. Çünkü hemen her öğrenci, en az sizin kadar ertelemeyi seviyor. 😊

Burada hemen bir parantez açalım. Öğrencilerin genel hal ve hareketlerine biraz esprili bir dille yaklaşıyoruz. Ancak tez hazırlamak için gerçekten zamanı olmayan, hem çalışan hem okuyan veya farklı problemler yüzünden vakit bulamayan arkadaşlarımızı bu gruba dâhil etmiyoruz tabii.

Şimdi bu büyük çileyi katmerleyen sebeplere gelecek olursak…

Her şeyden önce, tez hazırlamak için yapılması gerekenler “oturup – yazmanın” çok ötesindedir. Bunu başta söylüyoruz ki, siz yarın “Parayla tez yazdıran var mı ?” diye sorduğunuz zaman “otur yaz kardeşim!” diyenlere aldırış etmeyin. Hele bir de bunu tezi teslim etmenize son birkaç ay kaldığında söylüyorlarsa zaten oradan koşarak uzaklaşmanız gerekiyor. Koşarken devam edersiniz “Parayla tez yazdıran var mı ?” diye nidalar atmaya.

Peki Neden Tez Hazırlamak Oturup Yazmakla Bitmiyor?

Bir kere hazırlık aşaması bile ölüm. Tez konusu belirleme, araştırma soruları üretme, yöntem ve yaklaşım seçimi, literatür – kaynak seçimleri ve tez önerisi gibi daha işe tam olarak başlamadan yüklenmeniz gereken bir ton angarya var.

Evet, şimdi kafanızda “Parayla tez yazdıran var mı ?” sorusu tekrar yankılanıyor. Çünkü daha işe başlarken ortalığa kasvetli bir hava çöküyor.

Hadi bunları yaptınız diyelim. Henüz önünüzde iki akademik dönem mevcutken tezin giriş kısmına başlamış olmanız gerek. İki dönemin ortasında işin yarısından çoğunu bitirmeniz de ideal olanı. Tabii bunları yapmak için önce sayfalarca kaynağı taramanız, gerekli referansları çıkartmanız ve bunlar üzerinde sayfalarca fikir üretmeniz gerekmekte. Kopyala – yapıştır yapmak gibi bir hataya düşerseniz, zaten bütün akademik hayatınız bitecek.

Bir de bu yazılanları, en ince detayına kadar belli formatlara göre tez düzenleme işleminden geçirmeniz lazım. Bu formatlar, bazen üniversitelerin kendi seçimlerine göre de değişebiliyor. Alın size bir angarya daha.

Bu arada sürekli olarak “yarı münakaşa” halinde görüşmeniz gereken bir tez danışmanınız olacak. O muhtemelen sizi pek sallamayacak. Ama iş sona geldiğinde, sizden kusursuz bir tez çalışması teslim etmenizi bekleyecek. Hocadır, ona bir şey diyemezsiniz…

Yardıma ihtiyacınız olursa uzman kadromuzla İletişime geçmekten çekinmeyin.

Yayınlayan

muhterem Akyaz

Türkiye’deki ve Dünyadaki bütün öğrencilere hizmet vermek amacıyla 2012 yılında Platon Tez Hazırlama Merkezi'ni kurdum. Küçük ama etkili değişiklikler yaparak en iyiye ulaşmayı hedefliyorum.

Bir Cevap Yazın